AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap



Legend Of Magic'e hoşgeldiniz! Sizleri aramızda görmekten çok memnunuz. Sitemiz bilindiği gibi bir rol oyunu sitesidir. Karakterinizi yaratmanızın ardından aramızda rol oyunu yapabilirsiniz. Sitemizin kurgusu ve sistemleri tarafımızca hazırlanmıştır. Her türlü sorununuzda bize ulaşmanız ve eğlenceli dakikalar geçirmeniz dileği ile.

LoM Yönetimi Sihirli Günler Diler.





















00 | 00 | 00 | 00





Paylaş | 
 

 Vanessa*

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Vanessa Vera Vieno
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 01/12/10
Taraf : Kendi Kafası.
Soy : İtalyan Mafya Birliği

MesajKonu: Vanessa*   Çarş. Ara. 01, 2010 12:06 pm

Şişmiş göz kapaklarının altından bakan mavi gözlerinin akları kırmızı kırmızı bakarken önündeki boşluğa nefes almak için zorlamıştı ciğerlerini. Astım krizine girme aşamasındaydı aslında ama istediği zamanda gelmezdi ki krizi. Gözlerini üç kere kırpıştırdıktan sonra küçük bir iç çekti içinde haykırmaya hazırlanan çığlıklar için. Şerit şerit kesiliyormuş da sonradan üzerine kolanya dökülüyormuş gibi yanıyordu içi. Dudaklarının sağ kenarı titremeye başlarken cüppesinin cebinden Parliement-Night Blue'sunu çıkararak kapağını açtı ve titreyen dudaklarını hafifçe aralayarak bir tanesini yerleştirdi dudaklarının arasına. Filtrenin üzerine kapanan dudakları titremesini hafifçe keserken zar şeklinde çakmağını çakarak sigarasının ucuna yaklaştıp tütünü tutuşturduktan sonra söndürdü çakmağı. İçine dolu dolu bir nefes çekerken sağ eli sigarayı nazikçe kavrayıp ayırmıştı dudaklarının arasından. Boğazına gelen yoğun dumanı hafifçe yutup dışarı önce ince bir duman yığınından sonra büyük bir yığına dönüştürecek şekilde üfledikten sonra içinden lanet etti kendisine. Sigaranın ucundan havaya süzülen duman gözlerine kaçarak zaten ağlamaktan hassaslaşmış göz tabakasını yakarak yaşarmasına neden olmuştu. Filtreyi dudaklarına yaklaşıp sigarayı yarılayacak kadar -insanlar arasında hayvanca diye tabir edilen bir şekilde- çekerek kısa süreli bir boğaz yanmasının ardından dışarı üflediği dumandan dumanaltı olan odada yatağının yanına gidip oturdu. İç çekmesi dumanları ciğerine tekrar doldururken her ergen gibi sarfedeceği cümleleri biliyordu. Öleceğim kurtulacaksınız ve bunun gibi şeyler. Genelde söylenir yapılmazdı bunlar ve içinde bulunduğu duygu karmaşasının içinde oldukça tatlı görünen bir kaçış gibi görünmüştü onun gözüne. Işığı görüyorum diyemeyecekti sadece, gördüğü şey harıl harıl yanan cehennem ateşleri olacaktı ama umrunda da değildi. Hogwarts adlı okulun içinde çektiği duygusal işkencedense tercih ederdi yanmayı. Hatta orada küçük bir dans bile edebilirdi. Gidişini sessiz yapamazdı tabii ki, susmak ona göre değildi. Yatağının altında olan defterini alarak sigarasını kökleyip bitirip sigara küllüğü yaptığı kovanın içine attı izmaritini. Dumanı üflerken o an içinden gelen şeyleri yazmayı tercih etmişti uzun uzun düşünmektense. Kalemi kağıdın üzerinde titreyip azıcık bozuk bir yazıyla düşüncelerini aktarmaya başlamıştı bile.
17.10.10


Sadece masumduk o zamanlar, bilmezdik neyin günah olduğunu. Kara lekeler sıçramamıştı henüz alnımızın ortasına. Gözlerimizde ışık vardı parlayan, karanlığın o korkunç kırmızısı sonradan bulaştı parıltımıza. Uzun zaman oldu, işledi bedenimize her dakika. Bağımlılık denen lanet şey daha hafif kalır bu bağlılığın yanında.İstemesem de yanında kalmak zorundaydım senin. Beni ne kadar dışlarsan dışla en fazla on adımdı durabileceğim uzaklık. Hiç anlamadın beni zaten, ne kadar kendimi anlatmaya çalışsam da cümlelerim boşa çıkacaktı dudaklarımdan. Sen başka gözleri istiyordun, benim gözlerimse bunu gördükçe daha da yanıyordu. Nefesim ne zaman tıkansa yalnızdım, gözyaşlarım aktığında da öyle. Ben hiç umursamadığın o kızdım, harcanması en kolay sefil biriydim. İstediğin zaman bahşederdin gülümsemeni ve mutlu ederdin beni tıpkı bir köpeğe kemik atar gibi. Canımı çok acıttın.O kadar acıttın ki bileklerimde kırmızı izler eksik kalmadı hiç. Kulelerin tepesinden aşağı atmak isterdim kendimi ama hep bir hayalet çıktı karşıma ve uzaklaştırıldım oralardan. Revirde kaç gece hapsedildiğimi tüm ortak salon biliyor ama sen yine bilmeyen tek kişisin. Her gece karşılaştığımız ortak salon var ya hani? Gerçi beni hatırlıyor musun bilmiyorum. Sana aşıkken en huzurlu hissettiğim yer orasıydı. Sana bunu demiştim ya, en yakın arkadaşım halimden bunalıp gizlediğim hislerimi sana çıtlattığında. Huzur imkansızmış bunu daha yeni farkettim. Gülüp geçtin sadece ve onun aklını aldın, birkaç saat olmamıştı bile. Bana olan bakışların o kadar düşmanca ve zevk doluydu ki. Ne yaptım bilmiyorum. Bana sessiz işkencelerini yapmana neden olacak ne yaptım ha? Gerçi şu saatten sonra ne dersen de, duyamam seni R. Duyamam çünkü taşınıyorum çok sıcak olan yerlere. Çok sıcak ama Afrika gibi de değil. Daha çok sobanın içine atılan kömür olacağım. Evet, tahmin edebilirsin değil mi? Son veriyorum artık.Sana artık aşık değilim, sana bağlılığımı sonlandırmak hayatımı sonlandırmakla eşdeğer olduğu için seçiyorum ölümü. Yanmak bile daha az acıtacaktır eminim. Beni bilirsin, fiziki acı duygusal acıdan daha eğlenceliydi benim için. Elveda öpücüğü vermek isterdim fakat onun için celladım olman gerekiyordu ve son saniyelerimde gözlerini gözlerimde istemiyorum. Dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme olacaktır onu tahmin edebiliyorum. Lanet olası gülümsemene aşık olmaktan korkuyorum. Kaçsam da ya harlanırsa alev yeniden? İçimin yanmasını istemiyorum anlıyorsun değil mi? Onun için yokum artık, seni görmeden gidiyorum. Duvarlara sıçrayacak olan kanlar içinse sevgili sevgilinden özür dilerim. Eh misafir ziyareti kısa sürermiş, bu bina da eğlenecek bir olay görmüş olur.Hayalet olmam umarım. Ness.


Yazı bittikten sonra kalemi kafasına göre salladı odanın içine. Duvara çarpan kalemin mürekkebi duvarda küçük parlak mavi izler bırakırken delice bir kahkaha çıktı dudaklarından. Gözleri parlak mavi izlerin üzerinde dolanırken dudaklarını büzüştürmüştü. Kendi kanı da o mürekkep gibi mi olacaktı acaba? Yeteri kadar güçlü yaparsa bedeni parçalanabilir miydi mesela? Dudaklarını büzmeye devam ederek şirin bir çocuk gibi baktı yatağının üzerinde duran asasına. Sigarayı tutmuş olduğu eli asasına yöneldi ve onu sanki çok önemli bir nesneymiş gibi incelemeye başladı. On üç santim, dümdüz siyah bir asaydı. Hokkabaz denmesine neden olacak kadar düz olsa da üzülmemişti hiç asası için. Karanlık sanatlar için birebir olan bu asa belki de bugün için kendisini seçmişti. Asaların seçimini kim anlayabilmişti ki bu zamana kadar zaten? Asasının ucunu yanağına değdirip daha sonra boynuna indirdikten sonra gözlerini kağıdın üzerine kitleyerek dudaklarını araladı. 'Sectumsempra' kelimesi o kadar neşeli bir halde çıkmış ve asadan çıkan ışık teninde birçok derin yarık oluştururken yüzünde acılı olduğu kadar eğlenen bir gülümseme belirmişti ki en sonunda delirdiği düşünülebilirdi. Canının bu kadar yanacağını tahmin etmese de içinden dışarı akan kan onu neredeyse huzura vardırmış gibiydi. Zayıflayan elinden düşen asayla aynı anda yere değmişti bedeni. Başının arkası yere güçlü bir tak sesiyle yapışırken gözleri açılabileceği en kocaman şeklinde açılıp tavana bakıyordu. Odanın kendine ait olan bölümünün duvarlarında bir ressamın tablosu gibi kırmızı kırmızı lekeler oluşmuştu, onu görebilmişti gözleri hala görürken. Maviliği solarken gözbebeklerinin, sessizliğin ne kadar güzel olduğunu düşünebilmişti ve nefesi donup kalırken kırmızıydı artık gömleği. Sadece gömleği değildi aslında, teni ve saçları da kızıllaşmıştı hala sıcak olan kırmızı sıvıyla.

-Çok uzun değil evet. İlerleyen zamanlarda artacaktır. Sınav kağıtlarına bile böyle şeyler yazıyorum o yüzden garipsemeyin. sevgiler^^-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ruidoso de'Maréa
Müdür Yardımcısı & SYB Profesörü
Müdür Yardımcısı & SYB Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 153
Kayıt tarihi : 13/11/10

MesajKonu: Geri: Vanessa*   Çarş. Ara. 01, 2010 12:24 pm

Kendini geliştirirsen çok daha iyi olacağına eminim.

Seviyeniz Yazar

İyi eğlenceler

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Vanessa*
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Legend Of Magic :: Başlangıç :: Rol Oyunu :: 
Seviye Alımı
-
Buraya geçin: