AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap



Legend Of Magic'e hoşgeldiniz! Sizleri aramızda görmekten çok memnunuz. Sitemiz bilindiği gibi bir rol oyunu sitesidir. Karakterinizi yaratmanızın ardından aramızda rol oyunu yapabilirsiniz. Sitemizin kurgusu ve sistemleri tarafımızca hazırlanmıştır. Her türlü sorununuzda bize ulaşmanız ve eğlenceli dakikalar geçirmeniz dileği ile.

LoM Yönetimi Sihirli Günler Diler.





















00 | 00 | 00 | 00





Paylaş | 
 

 Imagine Hawkwood

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Imagine Hawkwood
Hufflepuf IV. Sınıf
Hufflepuf IV. Sınıf


Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 19/11/10
Taraf : Suffle.

MesajKonu: Imagine Hawkwood   Cuma Kas. 19, 2010 12:17 am

"Balkabağı suyundan nefret ediyorum.
"Bende."
"Neden bizde Mugglelar gibi şeftali suyu veya ona benzer şeyler içmiyoruz ki?"
"Muggle içeceklerini sevmem ben Verônica."
Georgina'nın tek kaşını kaldırıp konuşmaya başlamasıyla birlikte ne dediğini çözmeye çalışmıştı. Ağzında kocaman, garip tadı olan tatlımsı şey bulunurken ağzından çıkan kelimeleri seçmek çok zor oluyordu Verônica için. *Muggle dedi. Birde, sevmemek. Evet, sanırım anladım.* Düşünceleri bakışları tabağa yönelirken hızlı bir şekilde başını kaldırıp Georgina'ya baktı. Hemen ardından onun yanında oturan Peter'a. "Hey Michael söylesene, Muggle içeceklerini seviyor musun?" İncelikten ölecek kadar zayıf olan çocuğa alıcı gözüyle baktı. Kısacık saçları kakao tozu bol kaçmış, çikolatalı keke benzeyen teninde görünmüyordu. Kahverengi gözleride çok dikkat çekici değildi. Aslında vücudunda çekici olan yalnızca üç yer vardı; gözünün kenarında kalan beyazlıklar, beyaz dişleri ve avuc içinin kremimsi rengi. Kalın dudaklarını yalayıp tok bir sesle konuşmaya başlamıştı zenci çocuk. "Evet! Tanrı'm! Halam bir keresinde çilekli süt yapmıştı. Daha öncede içmiştim ama bu, mükemmeldi! Ayrıca meyve suyu olarak geçebileceğim tek şey şeftali suyu tabii ki!" Dişlerini göstererek gülümseyip Georgina'ya bakmıştı Verônica. Heyecanlı bir şekilde ayağa kalkıp Michael'a doğru uzattı eline. "Katılıyorum, dostum." Bir zenci gibi konuşmaya çalışsa da aksanı ve beceriksizliği bunu ele vererek etrafındakilerin gülmesine yol açmıştı. Michael'ın elini sıkmasıyla birlikte geri oturdu tahta yere.
İşaret ve başparmağıyla aldığı çilek ağzına gidene kadar beş parmağıyla buluşmuş, onları da yapışkan yapısına bulayıp, kırmızı lekeler bırakmıştı. Aynı şekilde bir tane daha çilek attı ağzına. Parmaklarını tek tek yalamaya başlamıştı, her seferinde de konuşuyordu. "Ben..." Başparmağını yalamıştı, "...dersliğe..." işaret parmağına geçmişti, "...gidiyorum." Diğer üçünü de hızla yalayıp yanında getirdiği silindir şeklindeki parşömeni dikkatle eline aldı. Dikkatli davranmasının tek sebebi parşömenin içine özenle yerleştirilmiş tüy kalemi ve mürekkep kutusuydu. Mürekkep kutusu yere düşse yanındaki üçüncü sınıf kıza denk gelecekti ve kesinlikle kavga edeceklerdi. Böylece derse geç kalacaktı. Bu tür şeyler yaşamak istemediği için dikkatlice ilerlemeye başlamıştı. “Verônica bekle.” Arkasından gelen sesle birlikte dönmüştü o tarafa. Michael ve Georgina peşinden geliyorlardı. Çatal bıçak seslerinden hafifçe sıyrılarak koridora çıktı.
“Ben bu Kehanet dersinde Michael’la oturmak istiyorum, sorun olur mu?”
“Yo, hayır. Oturun tabii.”
Yüzünde oluşan gülümseme gerçekçiydi. Onlara darıldığı falan yoktu. Neden darılmalıydı ki? İstediği kişiyle oturabilirdi ve buna karışamazdı değil mi Verônica? O da başka birisini bulurdu ya da yer bulamayan birisi karşısına geçip oturabilirdi. Her binadan kişiyle oturabilirdi. Ne olacaktı ki? Eğlenceli olurdu. En azından arkadaş çevresi genişleyebilirdi. Üç Gryffindorlu ufak ve aceleci adımlarla bahçeye çıkıp oradan kulelere geçmek için kapıya yönelmişti. Peki ya, Verônica kimle oturacaktı. İçten içe bu düşünceler ele geçirmeye başlamıştı zihnini. Kimle oturacaktı? Kim yanına oturacaktı? Bir Slytherin mi gelecekti yoksa bir Gryffindor mu? Belki de bilmiş bir Ravenclaw oturacaktı yanına ya da içine kapanık bir Hufflepuff… Aslında son düşünce saçmaydı. Şu ana kadar hiç içine kapanık Hufflepuff görmemişti. Genelde kendi binasından bile eğlenceliydi onlar. Ders konusunda bir fikre sahip değildi ama… İyilerdi herhalde.
Burnuna ezilen çimlerin ve ıslak toprağın kokusu geldiğinde dışarı çıktığını fark edebilmişti. Hafif hafif yağmur çiselemeye devam ediyordu. Parşömenini bol cübbesinin sağ kolunun içine sokuşturdu. Eli görevini bitirdikten sonra hızlıca şapkasına gitmişti. Kabarık saçlarıyla büyük bir savaş verse de o şapkayı geçirmişti başına. Neden kabarıktı ki saçları? İstemiyordu. Aslında seviyordu da. “Koşmalıyız bence.” Michael’ın sesi duyulurken yağmur gücünü biraz daha göstermeye başlamıştı. Sanki Verônica’nın saçlarını iyice kabartmak istiyordu. Neden kuleye koyarlardı ki bu tür derslikleri? Hepsini bir kata toplasalardı da öğrenciler rahat etseydi ya. Aslında, öğrenciler değil, birinci sınıflar. Hatta birinci sınıflar bile değil, açıkçası yalnızca Verônica rahat etseydi; çok mu şey istiyordu? Dudağını büküp umursamaz bir tavır takınmıştı yüzüne. Her türlü mimiği yapabildiği için pek zor olmamıştı. Bazen oyuncu olmayı düşünmüyor değildi.
Dersliğe adım attığı an gördüğü manzarayla şaşırma ve hayret duygularını bir anda yaşamıştı. Yanan mumlar ortama hafif bir hava verirken tütsü… Gerçekten mükemmel! En arka tarafa geçmişlerdi. Mumların daha iyi iş çıkaracağından emindi. En azından zihnini açabilirdi bu yanan şeyler. Ayrıca camda açıktı; yani temiz hava rahatlamasına neden olacaktı. Hemen yan tarafta Georgina ve Michael oturmuş sohbet ediyorlardı. Pek geç gelmemişlerdi ama sınıf neredeyse doluydu. Bina profesörüne bir kez daha hayranlıkla baktı. *Genç ve güzel. İlerde onun gibi olmak istiyorum.* Düşüncelerinden başını sallayarak kurtulmuştu. Gözleri önündeki kısa masaya takılmıştı. Üstünde bir kitap ve bir deste duruyordu. Meraklı bakışlarını desteye çevirirken ne olduğunu da çözmeye çalışıyordu. “Oturabilirim değil mi?” Gözleri hala destedeyken başıyla onaylayıp pufu işaret etti. Karşısında kim vardı bilmiyordu. Cinsiyetini bile bilmiyordu. Ses tonuna dikkat etmemişti ki. “Anlaşılan tarot falına bakacağız.” Gözlerini güçlükle ayırdı garip görünümlü desteden. Gözleri masmavi gözlerle karşılaşınca bir an nefesi kesilmişti. Dudakları birbirinden hafifçe ayrılıp arasını açmıştı. Cam gibi mavi gözler. İçinde hiçbir şekilde yeşil veya kahverengi yoktu. Tamamen mavi. Ne kadar muhteşem! Beyaz tenini yalnızca sağ kaşının üstünde duran beni bozuyordu. Sol tarafta mıydı? Hayır hayır. Bir an için kendisini Ravenclawlu çocuğun duruşuna doğru çevirdi. *Sağ taraf işte.* Çocuğun hafif uzun kesim sarı saçları arasından kahverengi tonları da sızıyordu.
“Ben Vinnaford. Ravenclaw, altıncı sınıf.”
“Verônica Dores Margarida Bárbara Frascuelo. Aslında yalnızca Verônica. Dores diye de hitap edebilirsin. Yani, sen bilirsin.”
Yaşadığı heyecandan dolayı saçmalamaya başlamıştı. Karşısında porselen bebeklere benzer birisi oturuyordu. Ne kadar yakışıklı ama… Profesörün tatlı sesini kulağında hissettiğinde pür dikkat onu dinlemeye başlamıştı. Şu an Ben’le uğraşamazdı. Yani tarot hakkında en ufak bir fikri bile yoktu. Gözleri tekrar desteye dikilmişti. “Sen başlayabilirsin istiyorsan.” İrkilip karşısında oturan altıncı sınıfa baktı. Gülümsemesi. Birazdan çocukça hareketler yaparsa şaşırmamalıydı kimse. Kim böyle birisinin karşısında durabilirdi ki? Dik oturuşu, kendinden emin tavırları. *Tam bir prens. Hayır! Tam bir kral! Aslında ikisinin karışımı bir şey.* Sağ dirseğini diz kapağına koyup yanağını da avucuna yerleştirdi. “B-Ben, bilmiyorum ki. Hayatımda hiç bakmadım. Aslında, ne olduğunu bile bilmiyorum. Bu yüzden sen baksan daha iyi olur.” Ben’in gülümsemesine karşılık kendiside aptal bir surat takınmıştı. Bu Ben denilen çocuk JJM’in yerini bile alabilirdi.
Çocuk desteden sırasıyla on tane kart açmaya başladı. Bir yandan ise isimlerini söylüyor ve anlatıyordu. “Para Üçlüsü, Ters Gelen Kılıç Dörtlüsü, Değnek Kraliçesi, Ters Gelen Mahkeme, Ters Gelen Kılıç Altılısı, Kılıç Sekizlisi, Yıkılan Kule, Para Beşlisi, Değnek Beşlisi, Kader Çarkı.” Belli bir süre duraklamıştı. Dudağının iç kısmını ısırıyordu ya da Verônica’nın bulunduğu yerden öyle görünüyordu. Hafifçe öksürüp gözlerini açtığı kartlara dikerek tekrar o melodik sesiyle konuşmaya başladı. “Şöhret ve mutlu olacaksın bir süre. Fakat karşılaştığın olaylara şüpheci yaklaşman bu şöhreti elinden kaçırabilir; yine de mutluluğun elinden gideceğini söyleyemeyeceğim. Mutlu olacaksın. Seni kıskananlar var etrafında. Onlara karşı kazandığın başarı onları sinirlendirse de daha sonra bu ünü ve başarıyı kaybedebilirsin. Kendine dikkat etmeni öneririm, Verônica. Etrafında durmadan kötü olaylar dönecek. Başarısızlıklar üst üste gelirken iftiralara da maruz kalabilirsin. Enerjini yitirmemen gerekiyor. Başına gelen keder ve felaketlerin üstüne kandırılmayla karşı karşıya kalabilirsin. Bu kandırılmaların sonucunda yine iftiralar atılıp sizi üzecek olsa da zaman sizi haklı çıkaracak. Bu sizi ve düşüncelerinizi biraz daha olgunlaştıracak ve bazı şeyleri gözden geçirmenize yardımcı olacak. Geçmişte yaşadığın üzücü olayların sonucunda mutluluğa ve refaha kavuşabileceksin. Yaşadıkların kötü olaylar sana yeni kapılar açacak.” Şaşkınlıkla çocuğu dinlemeye devam etmişti. Kitaba elini bile sürmemişti ve ciddiyetini bozmamıştı. Aynı zamanda bir eli parşömende not almaya devam ediyordu.
“Bu konuda çok iyisin.”
“Kehanetle ilgileniyorum aslında. Her neyse, ben tarot hakkında bir bilgi bilmediğini profesöre iletebilirim. Yani, bir sorun olmaz. Sanırım benim anlatmam yeterli olacaktır.” Saatine bakmıştı. “Tanıştığımıza sevindim. Sihirli günler.” Olduğu yerden kalktığında profesörün masasına asil bir şekilde ilerleyip parşömeni bırakmıştı. Hala hayran gözlerle çocuğa bakmaya devam ediyordu. *Ben, Ben, Ben. Seninle bu konu hakkında konuşmak isterim açıkcası.*


Georgina, Michael ve Ben NPC karakterdir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ruidoso de'Maréa
Müdür Yardımcısı & SYB Profesörü
Müdür Yardımcısı & SYB Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 153
Kayıt tarihi : 13/11/10

MesajKonu: Geri: Imagine Hawkwood   Cuma Kas. 19, 2010 8:27 am

Öncelikle kullandığın renkler şahsen çok hoşuma gitti. Tema ile de uyumlu olmuş. Anlatımın da gayer iyi. Hatalara pek rastlamadım. Ancak rpde paragrafların sonunda boşluklar bırakmalısın. Böylece daha rahat okunabilir.

Seviyeniz ••••• [Yazar]

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Imagine Hawkwood
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Legend Of Magic :: Başlangıç :: Rol Oyunu :: 
Seviye Alımı
-
Buraya geçin: