AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap



Legend Of Magic'e hoşgeldiniz! Sizleri aramızda görmekten çok memnunuz. Sitemiz bilindiği gibi bir rol oyunu sitesidir. Karakterinizi yaratmanızın ardından aramızda rol oyunu yapabilirsiniz. Sitemizin kurgusu ve sistemleri tarafımızca hazırlanmıştır. Her türlü sorununuzda bize ulaşmanız ve eğlenceli dakikalar geçirmeniz dileği ile.

LoM Yönetimi Sihirli Günler Diler.





















00 | 00 | 00 | 00





Paylaş | 
 

 I. Bölüm : İntikam

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Fraulia Charmié
Tılsım Profesörü
Tılsım Profesörü
Fraulia Charmié

Mesaj Sayısı : 26
Kayıt tarihi : 14/11/10
Yaş : 25
Taraf : Photoshopunu tutuyor. Geri kalanı boş. :P
Soy : Aslında melek ama çaktırmıyor.

MesajKonu: I. Bölüm : İntikam   Paz Kas. 14, 2010 10:44 pm



I.Bölüm : İntikam !
Gölgelerin içinde sakince dalgalanan meşale alevleri, yuvarlak salonu belli belirsiz aydınlatmaktaydı. Düzgün tuğlaların üzerinde zaman zaman dikkat çeken oymalar veya desenler bir ışıkla aydınlanıyor bir karanlıkta donuyordu. Sessizlik istemsiz bir düzenle hakim bir güce dönüşürken, dışarının sevgi ve neşesinden tamamıyla uzaklaşmıştı. Çember duvarların arasında görünmeyen ama her nefesle algılanan bir ölüm yatıyor gibiydi. Yaşam ve sonrası adına atılabilecek birçok fikrin ve zekanın sustuğu bu gece bir değişim olduğu inkar edilemez bir gerçek olmuştu. Ölüm her seferinde hayatın bir vazgeçilmesi olmaya başladığı bu dönemde neler olduğunu görmeden açıklamak imkansız bir hale gelmişti bile. İşte tüm bu karmaşanın arasında dolanan mantıksız fikirler arasında bu salon ve taşıdığı ihtişam çökmeye hazır gibiydi. "Tak, tak, tak..." Ayakkabıların emin adımlarla taş zemine dokunmasıyla oluşan bu karanlık ses, bir şeylerin olacağını haberdar ediyordu yankılanırken. Evet, tüm belirsizliklere ve tüm korkulara rağmen hala yaşam bitmemişti bu gizemli ortamda. Ancak asıl merak edilen konu bunlardan daha yüce ve daha başta geliyordu. Tüm korkuları bir kenara bıraktığımızda sesin sahibi hangi elçiydi? İyi bir dünyanın habercisi olmamasıyla birlikte, karanlığa bürünen ifadesiyle kötülüğü ifade etmekteydi sanki. Aslında uzun saçları ve durgun duruşuyla tamamen iyimser olabilecek bu adam; sadece soğuk ve alev alev bakışlarıyla tüm lanetleri üzerine çekmeyi başarıyordu.

Tüm amacını saklamayı beceren adam yavaşlayan adımlarla bir sandalyenin başına geldi. Şimdi tam salonun ortasında duruyor ve çevresindeki sessizliği umursamadan tek bir yere odaklanıyordu. Koyumsu gözleri sandalyeden daha çok, üstünde oturan adamın yorgun bakışlarına dikilmişti. Yaşlı duruşunun altında yatan zavallılıktan eğlendiği hissediliyor ve aynı zamanda bunu amaçladığı izlenimi veriyordu. Ancak adamın içerisinde dolanan daha çok bir intikam arzusu ve yıllardır duyulan bir bekleyişin sonunda bitmesiydi. Kolları yavaşça önünde kavuşurken, beyaz ve koyu kırmızı karışımı cüppesi hafifçe dalgalanmış ve ateşin gölgemsi oyununa katılmıştı. "Şu hayatı sorgulayan acıklı bakışların Kevin..." Adam dudaklarıyla birlikte tekrar dolaşmaya başlamıştı salonun içerisinde. Artık daha çok Kevin adındaki yaşlı adamın çevresinde dolanıyor ve alay yüklü bakışlarla süzüyordu zaman zaman. "Tüm yaşamı yönetebileceğin üstünlük havasını artık göremiyor olmakta çok üzücü bunu da eklemeliyim." Sesi bir fısıltı halinde dudakları arasından çıkıyor ama gene de salonun tamamını doldurmayı başarıyordu.

"Ekleyecek çok fazla şeyin olmalı Aetas. Ancak bunun için yeterli zamanın olmayacak olması üzücü geliyor bana." Odayı soğuk bir kahkaha kaplamış ve genç adam neşeyle duraksamıştı. Yaşlı adamın Koyu mavimsi cüppesi altında bu son çabalarını sarf edici komik gelmişti ona. Kendini ne sanıyor veya ne yapabileceğini sanıyordu ki? Uysal bakışlarla sandalyeye çökmüş, elleri bağlı olan ve gözleri yere devrilmiş yaşlıyı süzdü. Gördükleri ve yaşadıkları onu belli bir olgunluğa eriştirmişti ama güçten yana bir özelliğe sahip olmadığı açıktı. "Akıllıca konuştuğunu sanan bir deli. Buradan kurtulacağını sanıyor ama yanılıyor habersizce. Kevin göremeyeceğin bir devrimin eşiğindeyiz." Aetas soğuk ve her seferin daha da güçlenen bir sesle konuştu. Artık yürümeyi bir kenara bırakmış ve duvara yaslanmıştı. Hemen yan tarafında duran meşalenin alevleri yüzüne yakın bir yerde dans ediyordu. Gölgelerse yüzünün üzerinde bir kovalamacaya başlamış ve düşünceli yüzüne daha anlamsız bir ifade yerleştirmişti. Gözleri sakince saatine kaydı. "Yirmi üç elli!" Son on dakikaya girmiş olduklarını görmek ve geleceğe büyük adımlarla ilerleyeceğini hissetmek mükemmel bir duygu olmalıydı. Ancak ırkının intikamını alacak olmak daha büyük bir haz veriyordu.

"Sevgili Kevin, merak ediyorum da yıllarının sırrını bir hiç uğruna saklamak nasıl bir duygu." Yaşlı adam umursamaz bir havayla omuz silkti. Gözlerinde ukala bir bakış ve kendini beğenmişlik dolanıyordu. Sanki yapılanların bir hiç olmadığını anlatmak istiyordu. İşte tüm bunlarsa Aetas'ı sinirlendirmeyi başarıyordu. "Kazandığını sanmak tam bir zavallılık... Geçmişten bu yana düşününce. Godric, Salazar, Helga ve Rowena ve unutulmaması gereken bakanınız..." Gözleri kızgın bir şekilde kısılmıştı. Sesi kızgın bir şekilde odaya dolarken, yerinden doğrulmuştu hızlı adımlarla. Kendisinin bile algılayamadığı bir çabuklukla yaşlı adamın önüne dikildi tekrardan ve intikam dolu gözlerini ona yakınlaştırdı. "Hepsi değerli atamı ve ırkımın lideri Merlin'i acımasızca öldürecek kadar korkaktı. Okulu kurmanızda verdiği yardıma rağmen ondan korktunuz ve öldürdünüz." Dudakları alayla büzüldü ve yerinden doğruldu tekrardan. Elleri yavaşça arkasında kavuşmuştu. Sanki tüm duygularını kontrol etmek istercesine bir eli diğerini sıkıyordu. "Ancak geri geldim. Tüm ailem yok oldu ama üstadım Aleister sayesinde geri geldim."

"Yapabileceğin sadece beni öldürmek. Geri kalan büyücüler seni öldürecektir. Aleister'i öldürdüğümüz gibi." Sesinde son bir güç ve alay etme duygusu vardı. Belki tüm amacı düşmanını kızdırmak ve kafasını dağıtmaktı. Ancak tüm bu çabaları sadece ölümünü geciktirmeye yarar veya yaramazdı. Genç büyücü ise karşısındaki avını dinlemekten tamamıyla uzak bir havadaydı. Gözleri sakince tepedeki camlara dikilmiş ve bir işaret bekliyormuş gibi izlemeye başlamıştı. Yaşlı büyücü ise bu durumu biraz merak ve biraz da şaşkınlıkla süzmekteydi. Bu ani durgunluğun nedenini merak ediyor. Ancak düşmanına bunu belli etmekten çekiniyordu. İki kişi tamamıyla sessizliğe bürünürken, odanın içinde gece yarısı olduğunu belli eden bir zil sesi yankılanmaktaydı. Tam bu haberin ardından ise salon sarsılmış ve patla sesleriyle birlikte camlar parçalanmıştı. Dışarıdan durmaksızın patlamalar gelirken, küçük cam parçaları üzerlerine düşmüştü. Aetas umursamaz bir neşeyle bu olanları izliyor; Kevin ise acı ve korkuyla inliyordu.

"Böylece 1948 yılına girmiş oluyoruz Kevin. Ancak kimsenin tahmin edemediği bir ölüm, patlamayla dolu giriş oldu bu." Gözleri sözlerin verdiği güçle parlamıştı. Muhtemelen en mutlu olması sağlayansa yaşlı büyücünün gözündeki korku ve şok olmuştu. Artık onunla işi bittiğini de farkına vardı Aetas sakince. Onun için basit ama yakalanması gereken bu küçük av olacakların ufak bir bölümünü işitmiş ve artık gitmeye hazır hale gelmişti. Kaybı dünya için pek önemli olmayacağı gibi belki de iyi bir hediye olacaktı. Bu fikir neşesini ve heyecanını güçlendirirken arkasını döndü sakince. Adamın şoktan dolayı bir cevap veremeyeceğini tahmin ediyor ve bundan mutluluk duyuyordu. "Elveda Kevin." Sesi son kez yüksek bir şekilde çıkarken, kapıya ulaşmıştı. Çıkmadan önce hafifçe bir duraksadı ve dudakları arasından belli belirsiz bir söz çıktı sadece. "Flamma..." Adamın beyaz cüppesi ormanın içinde kaybolurken, arkasında bırakmış olduğu görkemli binanın camlarından alev çıkmaya başlamıştı. Ormanda o gece duyulan son ses acı dolu bir feryat ve alevin acımasız şaklaması oldu. Sonrasında ise mutlak bir sessizlik korkunun yayıldığı bu ormana egemen oldu.
@Tüm Hakkı Saklıdır.
    Legend Of Magic.

_________________
[list]

[/list:u]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://legendofmagic.yetkin-forum.com
 
I. Bölüm : İntikam
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Legend Of Magic :: Başlangıç :: Rol Oyunu :: Site Kurguları-
Buraya geçin: