AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap



Legend Of Magic'e hoşgeldiniz! Sizleri aramızda görmekten çok memnunuz. Sitemiz bilindiği gibi bir rol oyunu sitesidir. Karakterinizi yaratmanızın ardından aramızda rol oyunu yapabilirsiniz. Sitemizin kurgusu ve sistemleri tarafımızca hazırlanmıştır. Her türlü sorununuzda bize ulaşmanız ve eğlenceli dakikalar geçirmeniz dileği ile.

LoM Yönetimi Sihirli Günler Diler.





















00 | 00 | 00 | 00





Paylaş | 
 

 Başvuru

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Seçmen Şapka
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 14/11/10

MesajKonu: Başvuru   Paz Kas. 14, 2010 11:19 pm

    Doldurmanız gerek form aşağıdadır. Lütfen tam olarak doldurunuz. Karakterinizi onaylamamız için bu gereklidir.
    Not : Bu dönem alacağınız derslere yazacağınız derslere bu dönem kayıt olmuş oalrak başlıyorsunuz. Bu yüzden en az dört ders yazmalısınız.



Karakter Özellikleriniz :
Bu dönem almak istediğiniz dersler :
Seviyeniz :

@ Her Hakkı Saklıdır.
Legend Of Magic.

_________________
[list]


[/list:u]


En son Seçmen Şapka tarafından Ptsi Kas. 15, 2010 12:58 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Seçmen Şapka
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 14/11/10

MesajKonu: Geri: Başvuru   Paz Kas. 14, 2010 11:57 pm



Kullanıcı !
    # Adınız : Ilgaz
    # Yaşınız : 17
    # Kaç yıldır rp yapıyorsunuz? : 4.5


Karakter !
    künye
    # Ad / Soyad : Darchélia Chapell
    # Yaş : 16
    # Lakap : Darc
    # Doğum Tarihi : 21 Haziran 1932
    # Kan Durumu : Safkan
    # Cinsiyet : Kız

    dış görünüş
    # Saç : Kızıl saçları alev gibi görünmektedir. Rüzgarda dalgalandığında düz halinden kurtularak kıvrımlar almaktadır. Uzun saçlarını gerie her atışında erkeklerin dayanamayacağı bir cazibeye sahiptir. Saçlarını uzun süre kızıl kullanmasına rapmen kısa bir süre önce sarıya boyatmıştır. Sarı rengininde kendine yakıştığını düşündüğünden bu herhangi bir sorun yaratmamıştır. Kat kat kesilmiş olan saçları belli bir hacimw sahiptir.
    # Göz : Yeşil gözlerinden masumluk hariç her duyguyu okuyabilirsiniz. Özellikle gözlerinin yeşiline bakanları büyülemektedir. GÖzlerine yayılan kendinden emin bakışlar sinsiliğini hiçbir zaman gizliyemez. İçinde bulunan iblisin ruhu gözlerine yansıyınca gözlerinin rengi alev kırmızısına doğru kaymaktadır. Ruhunu acıtan bu iblis sayesinde gözlerinin alev kırmızılığı bütün zehrini ortaya çıkartır. Onun dışında gözlerine bakanlar gerçekten büyülenirler. İnsanları çok rahat bakışlarıyla kandırabilir.
    # Boy : Normal bir boya sahiptir. Diğerlerine göre biraz daha kısa kalmasına rağmen bunu önemsememiştir. Zayıf yağısı sayesinden bu kısalığını küçük bir yapıya sahip olmak olarak kullanmaktadır. Kendiyle barışık olmasının sebebiyle diğer kızlar gibi topuklu ayakkabıyla kısa boyunu örtmeye çalışmaz. Aksine rahat ayakkabılar tercih eder.
    # Hareketler : Mağrur hareketleri asilliğinin her yanını ortaya koymaktadır. Kendine güveni en ufak bir el hareketinden bile belli olmaktadır. Karşısına çıkanlara olan kötücül tavırları daima dikkat çekmesine karşın hareketleriyle bu durumu kapamayı başarmıştır. Dışarıdan son derece asil görünen hareketleri içeriden sinsilik taşımaktadır. Genede bunu hiç yansıtmayarak büyük bir başarıya sahiptir.
    # Giyim Tarzı : Rahat kıyfetler tercih etmesinin en büyük sebebi pek çok karanlık olaya karışıyor olmasıdır. Karıştığı olayların ardından seherbazlardan kaçarken rahatsız bir şey giyemeyeceğini çok iyi bilir. Bu yüzden bu şık rahatlık zamanla kendi tarzı olmaya başlamıştır. Genede antika şeyler giymeyi sevmektedir. Antika küpeler, saç bantları kullanmaktadır. Çantaları değişik şekillerde olabilir. Şık bir giyimi olmasının ardında aynı zamanda eskiye çok uygun kıyafetlerdir.
    # Ünlü :

    Jessica Stam.

    kişilik
    # Sevdikleri :
    Kan : Ruhunun içinde gezinen iblisin bıraktığı hatıralar kan isteğini her an attırmaktadır. Kendini bazen güçsüz hissetmektedir. Bir vampir gibi hayvanı güdülerle aradığı kan onun içinb kutsal bir öge halini almıştır. Kendine olan güvenini sağlayan kan aslından kendisinden nefret etmesini sağlamaktadır. Sevdiği bu şeyin aynı zamanda zayıflığı olduğunu bilmek kendi kendini yemesini sağlıyor; ama isteğini engelliyemiyor. Hayvansal dürtüye sahip olduğundan geçmişinde bıraktığı pek çok zayıflığını kabullenmek zorunda kalıyor.
    Ölüm : Çoğu insanın aksine bir bitiş olduğuna inanmıyor. Bir ödül veya bir başlangıç olarak görüyor. Hayatı boyunca çektiği ıstırplardan kurtulacağı ve bir şans daha kazanacağı kutsal bir kavram olan ölüme sıkı sıkıya bağlı. Kendini öldürecke kadar delirmemesine rağmen yakın zamanda ölmek istiyor. Yeni şansına kavuşmak için her şeyi yapacak kadar gözü kararmış durumda. Bu yüzden yakınına hiçbir insan yaklaştırmadan sükunetle ölümü beklemekte.
    Kutsallık : Kendi kutsal saydığı safkan değerleri uğruna her şeyi yapabilir. Bu kutsallık onun için doğumundan önceye kadar uzanıyor. Tanrı kavramını öznelleştirip kendini bir tanrıça ilan etmektedir. Onunla konuşanlar deli olduğunu düşünmesine karşın belirli sebeplerden kutsallık inancı hala devam etmekte.
    # Sevmedikleri :
    Aptallar : Anlama yetisi olmayan insanlardna nefret eder. İnsanlar auzun süre bir şey anlayamayacağı için kendini durmadan bu tip insanlara kapatır. Karşısına çıkatıkalrındaysa onları aşağılamaktan hiç çekinmez. İnasanlarn kapasitelerinin ne kadar aşağıda olduğunu görmek kendini daha üstün görmesini sğalamasına karşın dünyada böyle insanlar olmasını gereksiz bulur.
    Bulanıklar : Onun dünyasında büyücü kanından gelmeyenlere yer yoktur. Gereksiz yere ortalada dolanan hayvanlardna farksızdırlar. Asla safkanların kutsallığına yetişemeyecek olan bu evcil hayvanlarla aynı okulda okumaktan utanç duymaktadır. Hogwarts'ı ele geçirmeyi ve bütün bu bulanıkları yok etmeyi durmadna hayal etmektedir.
    # Güçlü Yanları : Sinsiliği ve vurdum duymazlığı onbu yegane güçlü kılan yanlarıdır. İnsanlara asla üzülmez. Bu yüzden bir saniye arkasına bakma gereği duymaz. Kendini kollamak dışında başka hiçbir şeyi umursamadığından çok güçlüdür. Her koyun kendi bacağından mantığıyla düşeni asla kaldırmaz. Bundna dolayı asla saçma cesaret örnekleriyle kendini tehlikeye atmaz.
    # Güçsüz Yanları : Onu zayıf bırakan elbette ki kan kokusu ve içinde gezinen şeytandır. Bütün vücudu kan istemsine rağmen onu saniyesinde güçsüz düşürmektedir. Kardeşinin ölmünün ardından başına gelenler onu çok zayıf kılmaktadır. Nir insanın dayanamayacağı boyutlarda acıya maruz kalmaktadır.
    # Ruh Hali : Diama değişlen bir ruh haline sahiptir. Yaptıkları bir saniye sonrasıyla tutmaz. İnsanlarla iyi anlaşamaz ve öyle bir çabayada hiç girmemiştir. Kendini kapalı bir kutu haline çevirir. Çıkarları olduğund aiyi anlaştığı ve kendi çıkarlarını hallettiği insanlar hariç pek kimseyle konuşma gereği duymaz. Genede güzellği syaesinde etrafında dolanan erkeklerle eğlenmeyi sever. Bu yüzden daima sinsi gülümsemesini taşımaktadır. İnsanların bu gülümsemeyi aslında masumiyet oalrka algılamasını komik bulmakdayır. İstediği her hangi bir eşyi yaptırmak konusunda çok ustadır. Kendi sitekleri doğrultusunda etrafındakileri kukla gibi oynatmaktan hiç çekinmez.

    okul hayatı
    # Sınıf : VI.Sınıf
    # Evcil Hayvanı : Yok
    # Sevdiği Dersler : KSKS, İksir, Tılsım
    # Sevmediği Dersler : Muggle Bilimleri, Mitoloji
    # Önceki dönemlerde ki ders notları :
    İksir (O)
    KSKS (O)
    Tılsım (O)
    Muggle Bİlimleri (İ)
    # Bu dönem alacağı dersler :
    KSKS
    Tılsım
    İksir
    Biçim Değiştirme

    aile yaşamı
    # Anne : Öldürüldü.
    # Baba : Öldürüldü.
    # Uyruk : İngiltere
    # Oturduğu Ülke : İngiltere
    # Geçmiş : Hırs, kin, öfke ne kadar anlamsız sözcükler birlikte. Hırsın öfkeni doğurur ve öfken daima kinlere bürünür. Benim hayatımda bu hırsla başladı. Kinimi büyütecek vakit bulamadan öfkeme yenik düştü bedenim. Yeni doğmuş kardeşimin kanıyla yazdım bu kaderi. Ellerime aldığım ilk bıçaktı. Aklımda öldürmek yoktu; ama dayanamadım. Hırsımın süslediği öfkemle saldırdım beşiğinde yatan ufak bebeğe. Neden yaptığımı hala bilmem. Sonu geldiğinde duvara yayılmış kan izleri ayılttı beni belkide en kötü lanetten. Daha kötüsüydü aslında bu lanetten sonra yaşadıklarım. Annem çığlıklarımla uyandığında saf bir kız çocuğu bekliyordu. Onun yerine kardeşinin kanıyla lanetlenmiş bir ruh buldu. Oysa bilmiyordu hala saf olduğunu. Gözlerinden yanaklarına akan yaşları sildiğinde kanlı ellerle gene o bebek oluvermişti. Annesinin karşısında yardım bekleyen bir çocuk. Ne yapabilirdi ki? Yapamadıda hiçbir şey. Babası geldiğinde annesinin sinir krizleri arasında sürdü ağlaması. Sonunda korkuyla yere bıraktığı bıçağıyla kaçışı daima hatırlarında kalacaktı. Odadan çıkmadan çarptığı gaz lambasıyla iki hayata daha kıyıyordu. Bir çocuk tek gecede kaç kişiyi öldürebilirdi? Bu çocuk öldürmüştü. Saf benliğinde yatan hayvani güdüsüne yenik düştüğünde öldürmüştü. Evet, bir çocuk bir gecede dört hayat söndürebilir. Neden dört dediğimi merak ettiğinizi düşünüyorum. Çocuğun kendisini saymazsınız siz. Hep onu suçlarsınız bilirim. Oysa ne suçu vardır ki ufacık ruhun. Hırsı derseniz evet; en büyük günahtır. Ama hangi hırslar uğruna yapılanlardan daha kötü eşyler olmamıştır dünyada. Aynı anda beş adamı birden parçalayan yaratıklar mı dersin; yoksa hiç acımadan gözlerinin içine bakarak lanetle öldürülenler mi? Bu çocuğunki sadece kıskançlıktı belki.İşler değişti oysaki. Çocuk büyüsü ve hatırından silemediği o geceye tekrar tekrar geri döndü. Brelkide kendini lanetledi. Acılar içinde kavrulan bedeninin içinde kendinden başka bir ruh daha belledi. Yanlış anlamayın, delirdi sanmayın. Aslından pek çoğunuzdan akıllıydı; ama kardeşinin kanıyla beraber tılsımına dökülen kendi kanı birleştimiydi. Bedenine ağır bir iz bıraktı. Bu izle beraber ruhunda bir delik açtı. Ölümün asını yazdı bu deliğe ve bir iblisle yaşamaya mahkûm etti.


Örnek Rol Oyunu !

' Bunu da denemelisin. '
Büyük Salon'un en ücra köşesine oturmuş önümde duran çifti izliyordum. Dudaklarımın kıvrımından anlaşılan acıma ifedesine karşın ruhum umut kırıntıları saçmaktaydı. Son birkaç gündür anlayamadığım dalgınlıklar yaşıyor, gülüyor, ağlıyor ve olduk olmadık yerlerde takılıp kalıyordum. Dikkatimi çekense karşımda sevgilisine bakan kızın gözlerinde ki anlam. Gözlerime hiç yabancı gelmeyen bu his ruhumun bir bölümünü hissettirdi bana. Daha önce habersiz olduğum bu parçamı neden bu günlerde benimsediğimi bilmiyordum. İçime duydupum huzura karşım acı hissi hiç azalmamıştı. Beynimi kemiren sesin bir kez daha ' Kan, kan... ' diye soluduğunu işittim. İstediğini geri çevirirsem olacaklardan korktuğum için masanın ortasında duran büfteklerden en az pişmişini alarak tabağa bıraktım. Tabağa yepışan etten çatalımı çektiğimde akışkanlık hissi verdi. Bıçağımla eti kestiğimde ufak parçanın etrafından parlayan kan kırmızısını görebiliyordum. Çatalımı batırdığımda dışarı taşan kanla içim acıdı. Akıttığım her kan damlasıyla iblis biraz daha sinirleniyordu. Yüzüme yayılan isterik gülümsemeyle birlikte kendimden geçtiğimi fark ettim. Ağzıma yaklaştırdığım kanlı bisteğin kokusunu aldığımda hatırladım. Gene aynı geceye gidiyordum. Gözlerimi kapatarak çatalı tabağa fırlattım. Gözlerim sıkıştıkça içime dolan acı hissi boğazıma dolan kan tadıyla şekilleniyordu. Ellerimi masaya uzatıp tırnaklarımla masanın tahtasına yapıştım. Gözlerimi açarak tabağıma baktım. Aynı geceye gittiğim her defasında nefesimin kesilmesini korkyla karşılıyordum. Ellerim titrerken insanların bana bakışları... Kendimi toparlamam gerekiyor. Geçmişten kalan izleri yüzümden silmem lazım. Ellerimi tabağa uzattığımda kıvrımlu dudaklarımı zar zor araladım. Çatalı batırdığım eti hızla açık dudaklarımın arasından koyduğumda ağzıma dağılan kan hissi artmıştı. Gözlerimi tabağa sabit olarak dikerken kan tadını almak içimdeki acıyı hafifletirken beni huzursuz ediyordu. Gözlerimi etrafa çevirdiğimde kariımda duran çift biraz huzursuz bir biçimde bana bakıyordu. Sıkışmış dişlerimin arasından ' Ne var? ' diyiverdim. Sinirlerim acılarımı tetikliyordu; ama dayanamıyordum. Çocuk kızı koruma içgüdüsüyle bir şey yok anlamında başını salladı. Kızı belinden tutarak kendine çekti ve bana bir süre bakmaya devam etti. Gözlerinin altından sinirli bakışlarını hissedebiliyordum. Çocuğun iç dünyasında yanındaki kızı korumak isteyen; ama aslında korkak bir profil çizdiğini söyleyebilirdim. O anda kavga çıkartsam asla tepki vermeyecekti. Bu durumu üstelemeyerek hızla ayağa kalktım. Çocuk telkinle kızın kolunu tuttu. Sanki onlara çok meraklıymışım gibi yüzüme yüzsüz bir gülümseme yerleştirerek tatlı bir el sallama hareketi yaptım. Arkama dönüp kızıl saçlarımı geriye savururken ' Aptallar. ' diyerek ilerledim. Çocuk bunu duymuş olacaktı ki bir anda yerinde kıpırdandı. Bunu hissettiğimde koyu kırmızı ojeli parmağımı arkamda sallayarka hayır işareti yaptım. Bunun eğlencesiyle birlikte yüzüme yayılan gülümsemeyle büyük salonu terkettim.

Sonbaharın sararmış yaprakları arasında avlunun manzarasına çıkmıştım. Kızıl saçlarım meltem rüzgarların eşliğinde havalanmaya başladı. Yeşil gözlerimin önüne gelen kızıl telleri elimle geriye savurup ellerimi kavuşturdum. Rüzgardan avluya esen yaprakların arasında acımı dindirmeye çalıştım. Nefesim kesiliyordu. Kırmızı dudaklarımı ısırarak kendimi sıktıpımda içime dolan hava ciğerlerimi yaktı. Gözlerimin yaşları arasında bedenimin titremesini hissettim. Bütün arzularımla karışan kan isteği canımı acıtıyordu. Gözlerimi avlunun içine doğru çevirdiğimde bana bakan bir oğlan gördüm. Çocuğun beyaz teniyle zıtlık içinde duran dağınık siyah saçları ilk dikkatimi çekendi. Gözlerinin salkım üzümü yeşilleri sanbaharın sarılığında parlıyordu. Bana bakışında hissettiğim tutkuyu tarif edemiyordum. İlk kez gözlerini açmış bir bebeğin anne sütü istemesi kadar isterik bir halde sevmiştim bu hissi. Çocuğun diğerleri gibi bedenime bakması yerine yüzüme bakmasıysa ayrı bir ihtişam kaynağıydı. Etrafa biraz bakındığımda kimsecikelr yoktu. Bu durumdan cesaretlendim. S*trük gibi görünmemek adına asla bir daha konuşamayacağımı bile bile yaklaştım. Asla... Tam bir adım daha atmıştım ki çocuğun cübbesinde duran arma dikkatimi çekti. Kırmızı ve sarının üzerine işlenmiş aslan deseninin gözleri bana bakıyordu. Bu cesareti nereden aldığını anladığımdaysa bütün isterik tutkularım kaybolmuştu. O an her şey bitti. Çocuğa olan çekimim bitti yada ben öyle sandım. Kendime hakim olamadan kırmızı dudaklarımı araladım. Beyaz, pürüzsüz tenimin tam ortasında duran kırmızı dudaklarım kıvrımlarla ' Ne istiyorsun? ' diye küstahça sordu. Sesim çıkar çıkmaz kesilen nefesimle geriledim. Göğsüme giren sancı kan isteğini arttırdı. Elimi karnımın üzerine koyduğumda acıyla duvara dayandım. Soğuk duvarın verdiği ferahlığı hissedemiyordum bile. Gözlerimin yaşaları arasında kendine yedirememe duygusuyla hala dik durmaya çalışıyordum. Çocuğun yüzüne acıyla baktığımda dudaklarım öfkeyle kıvrıldı. Bu öfke kendi içi bedenime olan kızgınlığımdı. Tanımadığım bir Gryffindor karşısında bveni yüz üstü bırakan bedenime. Kim olduğunu veya neden bana baktığını bilmiyordum; ama onu daha öncede hiç beklemediğim anlarda tutkuyla istediğimi hatırlıyordum. Bu çocuk benim eroyinim gibiydi. Bağımlılığım tuttuğunda isterik ataklarım artıyor; ama ona ulaşamamanın kızgınlığıyla sadece kendi bedenimi kemiriyordum. İşte bu yüzden ondan nefret ediyordum.


@ Her Hakkı Saklıdır.
Legend Of Magic.

_________________
[list]


[/list:u]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Başvuru
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Bakanlık Başvuruları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Legend Of Magic :: Başlangıç :: Karakter :: 
Seçmen Şapka
-
Buraya geçin: